Çünkü bu santraller hava kirliliğinin ana kaynağı ve beraberinde getirdikleri yüksek hava kirletici emisyon oranları ile halk, çevre ve ekosistemler üzerinde çok büyük bir etkiye sahip.

Şehirde ve özellikle termik santrallere yakın Çoğulhan ve Altunelma gibi köylerde yaşayan kişiler kendileri kanser ya da solunum yolları rahatsızlıklarından muzdarip değilse yakınları ile ilgili bir öyküleri mutlaka var.

Çiftçiler, ovayı kaplayan külün ürünlerinde verimi nasıl düşürdüğünü, meşhur üzüm bağlarının yok oluşunu anlatıyor. Bu dertlerin üstüne bölge halkı bir yandan da yaşadıkları yıkıcı depremin maddi ve manevi yaralarını sarmaya çalışıyor.

Ancak termik santrallerin verdiği bu kadar zarara ve depremin getirdiği yüke rağmen, Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne 688 MW kapasiteye sahip 2 ünite daha eklenmesi planlanıyor. 

HAVADAKİ ZEHİR SINIRLARI 8 KATA KADAR AŞTI

Greenpeace Türkiye, Kahramanmaraş’taki Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) verilerine ulaştı.

İlk kez elde edilen veriler, iki yeni ünite daha yapılması planlanan santralde ölçülen Karbonmonoksit (CO), Kükürt Dioksit (SO₂), Azot Oksitler (NOx) ve Toz (PM10) değerlerini gösteriyor. Buna göre ortalama değerler, yönetmelik sınırlarını 1 buçuk kattan 8 kata kadar aşıyor. CO, SO₂, NOx ve PM10, kalp ve solunum yolu problemlerinden kansere kadar pek çok hastalığa neden oluyor. Aynı zamanda biyoçeşitlilik kaybı ile su kaynaklarının kirlenmesi gibi çevresel sorunlara da yol açıyor.

Jandarma doğa hayvanlarını unutmadı! Jandarma doğa hayvanlarını unutmadı!

Veriler üç yıllık bir hukuki mücadele sonucu elde edildi. 2021 yılında bölge halkından gelen yoğun kirlilik şikayetleri üzerine 12 yöre sakini Greenpeace Türkiye ile birlikte santrallere dair SEÖS verilerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından talep etti. Sürecin sonunda Bakanlık istenilen belgelerin bir kısmını paylaştı. 

Bakanlıkça Afşin-Elbistan A Termik Santralinin üç ünitesine dair paylaşılan veriler 1.07.2020 – 17.10.2020 tarihleri arasını kapsıyor. Verilere göre, Kükürt Dioksit (SO₂) ortalama değerleri sınırın 8 katına, Toz (PM10) ortalama değerleri sınırın 4 katına, Karbonmonoksit (CO) ortalama değerleri sınırın 3 katına, Azot Oksitler (NOx) ortalama değeri sınırın 1,5 katına kadar ulaşıyor. Saatlik ölçümlerde ise limit aşımlarının çok daha yüksek olduğu anlar var. Verilerdeki maksimum değerler dikkate alındığında CO değerinin sınırın 19 katına, NOx değerinin sınırın 2 buçuk katına, SO₂ değerinin sınırın 44 katına, PM10 değerinin sınırın 14 katına dek yükseldiği saatlerin görülmesi dikkat çekiyor.

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, “Her ne kadar istediğimiz tüm veriler bizimle paylaşılmış olmasa da, 3 buçuk aylık veriler dahi filtreleme sistemindeki sorunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte termik santrallerin tüm filtre sistemleri mevzuatlara uygun çalışsa dahi ölüm saçtığını biliyoruz. dedi. Türker-Alpay ayrıca “Santrale, bütün çevre ve sağlık zararlarına rağmen halen iki yeni ünite yapılması planlanıyor. 6 Şubat depreminin merkez üssü olan Elbistan, yeni termik santrallere değil, bölge halkının refahını ve çevre sağlığını merkeze alan  adil ve yeşil bir yeniden inşa planına ihtiyaç duyuyor” şeklinde konuştu.